O günü anlatmaya kelimeler cümleler yetmez..olağan üstü bir duyguydu benim için..Ama bir durum var belirtmeden geçemeyeceğim ve çok rahatsız olduğum bi konu..Bizler malum İstanbul trafiğinden 5-10 dk geciktik mekana hocada sağolsun beklemiş bizi..Mekan çok kalabalık insanların cirit attığı bir yerdi neredeyse..ve o kalabalıkda Ali hoca tek başına bizi bekliyor..ve o kalabalıkda biri çıkıpda hocayı tanımıyor dikkat bile etmiyor..bu kadarmı duyarsızdı bizim milletimiz.. ben araçdan indiğimizde koşarak yanına gittim ve daha içeri adım attığımda Hocayı fark ettim..Bekletmenin verdiği utançla koştum yanına eline sarıldım özür diledim beklettiğimiz için..ve insanlardan utanç duydum o anda nasıl Ali Tekintüre gibi bi üstadı tanıyamazlardı..
Daha sonra mekana geçtik hep beraber..yanında oturmak beraber çay yudumlamak gibi bi şansa sahip olduk ve bu anlatılmaz bir olay..oraya gidene kadar neler soracaktık neler planlamıştık aslında.. Ama hepimizde bir heyecan bi sevinç vardı o yüzden soracağımız çoğu şeyi unuttuk diyebilirim..Ama Ali dededen daha önce duymadığımız bi şiiri bizim için okuması onurlandırdı bizi tabi..herşeye değer bi olaydı oda..ve vedalaşmadan önce imzalatacak bişey bulamamak çok koydu doğrusu bana..

ama sigara paketinin üzerine aldık bizde ne yapalım ve tek dal sigarasını aldım Ali dedenin ayıptır söylemesi..

) söylemden geçemeyeceğim bi başka konuda Hocaya aldığımız hediye ne kadar ufak bişey olsada ne kadar mutlu olduğunu sevindiğini gözleri açıkça belli ediyodu..Heleki o çiçeğe sarılması yokmu içimi eritti doğrusu..
Aslında yazılacak o gün için söylenecek o kadar şey var ki bir kalemde çıkaramıyor insan öyle güzel günü.. Buluşmayı düzenleyen Ömer abiye sonsuz teşekkürümü borç bilir ve İskender abi burhan abi sadullah abi yılmaz abi can abi Fatma abla ve Çiğdemede ayrıca teşekkür ederim orada bulundukları için..