YAZAR: huzur34
Tarih: 23-Şub-2009 / 23:26
Eskiden beri sürüp gelen bu önyargının oluşmasında belki biz Müslümcülerin de etkisi vardır. En azından konserlerde yaşanan jilet olayları bu önyargının oluşmasında bir etkendir diye düşünüyorum. Ama onun dışında neden Müslümcü diyince hep derbeder, perişan, hayata küsmüş, yerlerde sürünen bir insan resmi çiziliyor bunu yıllardır düşünüyorum ve hala anlamış değilim. Geçenlerde Ceza'nın röportajında da okumuştum gecekondu bölgesinde büyümüş yokluk çekmiş sokaklarda yaşamış bu durumu Müslüm Gürses dinlemekle bağdaştırıyordu. Arkadaşlarımın çoğu Müslüm Gürses dinlerdi diye bir söylemi vardı. Tabi sadece Ceza değil bunu söyleyen. Ne alakası var diyorum, ben bir ilişki kurmakta zorlanıyorum. Ne yani varoşlarda yaşanlar hayatını yokluk içinde sürdürenler veya kötü alışkanlıkları olanlar neden Müslüm Baba ile bütünleştiriliyor.
Ben kendi ailemdem örnek vermek istiyorum; 4 kardeşiz hepimiz aynı hayat standartlarında büyüdük yetiştik, birimiz Sezen Aksu dinler, birimiz yabancı müzik dinler birimiz Müslümcü. Bizi yetiştiren aynı anne baba, aynı kültürü aldık. O halde yaşam şartlarının müzik zevki ile ilgisi nerede. Ben bunu seviyorum dinliyorum, diğer kardeşim başka birşeyi dinliyor. Tamamen zevk meselesi.
Kendimi jiletlemiyorum, şarap içmiyorum, sokaklarda sürünmüyorum, gayet modern bir türk kadını olarak Müslüm Gürses dinliyorum. Bunu dile getirmekten asla çekinmiyorum. Her ortamda ben Müslümcüyüm diye üstüne basa basa söylüyorum. Kim ne düşünürse düşünsün..
Son yıllarda Müslüm Baba'nın müziğine yansıyan değişimin de etkisiyle, daha önceden Müslüm Gürses dinlemeyen hatta dinleyenlere de pekl iyi gözle bakmayan kişiler; belki de şu sıralar Müslüm Gürses dinlemeye başladılar diyebilirim. Ben buna bir çok kez şahit oldum. Artık Müslüm Baba sadece bizim Müslüm Babamız değil, herkezin Müslüm Babası..