YAZAR: Admin
Tarih: 27-Mar-2008 / 19:30
2008 Ocak ayında Yenigün Gazetesi - Aslı Öktener Köse benle bir röportaj yapmıştı. Ön planda olmaktan sıkıldığım için sitemizde yayınlamadım, okumak isteyenler olabilir düşüncesiyle sizlerle paylaşıyorum:
Müslüm Gürses bir ekol haline geldi. Şarkıcı, Duman’ın ‘Olmadı Yar’, Teoman’ın ‘Paramparçası’nın ardından son olarak da Yazar Murathan Mungan’ın seçtiği yabancı parçaları da Türkçe seslendirdi. Böylece kendisine hayran ‘jiletli’ kitleye, entelektüel ve sosyete sınıfını da ekledi. Şarkıcının bu değişimi ‘Müslüm Gürses: Jiletli Metroseksüel’ isimli bir belgesele konu oldu. Doğum günü olan 7 Mayıs’ı, “Dünya Müslümcüler Günü” ilan eden fanatiklerinden de bu sayede haberim oldu. Bu ne sevgi? Nasıl bir hayranlıktı?
Anlayabilmek için muslumcu.com sitesinin editörü Admin ile bir röportaj gerçekleştirdim.
-Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1986 Gaziantep Doğumluyum, İnşaat teknikeriyim. Lisans eğitimim için çalışıyorum.
-Müslüm Gürses şarkılarıyla ne zaman ve nasıl tanıştınız?
1994 yılında henüz 8 yaşındayken Müslüm Gürses hayranı olan amcam sayesinde dinlemeye başladım. İyi ki de başlamışım.
- Müslüm Gürses dinlerken neler hissediyorsunuz?
Bu soruya yen iyi yanıt site editörlerimizden Seyit Gürler (Radyo Dj'i)’in sözü olacak: “Bir andan Efkar, Bir Yandan Teselli…"
-Müslüm Gürses sizin için ne ifade ediyor? Ona neden ‘Baba’ diyorsunuz?
İnsanlara sorun, Baba’sı onun için ne ifade ediyor? Sorun, hayatta en çok sevdiğiniz kim diye? Anne, baba ve sevgili ilk üç sıradadır, hiç değişmez. İşte biz Müslümcülerin de baba sevgisi böyledir. Saygımız sonsuz, sevgimiz büyüktür.
-Peki, onu az tanıyanlar için ne ifade etmeli…
Baba’yı tanımayanlardan ziyade tanıyanlar bile ne kadar tanıyor? Bir kaza geçirmiş 1970’lerin sonunda Tarsus’tan Adana’ya giderken otobüs şoföründen kaynaklanan bir hata sonucu otobüs kamyonla çarpışır ve Müslüm Gürses öldü diye morg’a kaldırılır. Ardından anlaşılır ki Müslüm Gürses ölmemiştir. Ameliyat ile beyni koruyacak bir plaka takılır. Bu kaza sonucu koku alma duyusunu yitirir ve beyinde hatalar oluşur. İşte Müslüm Gürses’in tv’lerde konuşurken anlık duraksamalar yaşamasının nedeni budur. Bu durum karşısında gülmenin ya da dalga geçmenin hiçbir anlamı yoktur. Baba’yı tanımayanlar önce ona, müziğine ve dinleyicilerine saygı göstermelidirler.
-Bir Müslümcü nasıl olmalıdır?
Bir Müslümcü önce insan olmalıdır. İnsanlıktan nasibini almış, doğruyu yanlışı ayırt edebilen ve yalandan uzak dürüst bir kişiliğe sahip olmalıdır. Daha sonrası için onu sevmek ve benimsemek önemlidir. Hayatınızın birçok alanında Müslüm Gürses olmalı, orjinal albümlerini almalı tv programlarını ve hayatıyla ilgili son gelişmeleri takip etmeliyiz.
- Üyelerinizin, yaş, meslek grupları, öğrenim durumları?
Yaş ortalaması 30 diyebiliriz. Çoğunluk olarak Lise ve Üniversite öğrencilerinden oluşuyor. Bunun yanında öğretmen, doktor, yönetici gibi arkadaşlarımız da mevcut.
-Kaç üyeniz var? İllere göre dağılımı?
29.500 üyeye sahibiz. Üye dağılımı İstanbul, Ankara ilk iki sırada yer alıyor. Daha sonra Adana, İzmir, Diyarbakır, Kayseri, Bursa, Erzurum, Samsun… Berlin ve Hamburg’tan gurbetçi arkadaşlarımızın da katılımı oluyor.
-Neden bu siteyi açtınız? Ve site açma fikri kimindi?
Ferdi Tayfur ve Orhan Gencebay hayranının sevdiği sanatçı adına birçok site açmış olduklarını görürdünüz. Diğer sanatçıların varda Baba’mızın neden yok deyip işe koyuldum.
-Müslüm Gürses sizden haberdar mı?
2004’ten bu yana Müslüm Baba sitemizden haberdar. En son 7 Mayıs 2007 Dünya Müslümcüler Günü şerefine Müslüm Gürses’in doğum günü için hazırlatmış olduğumuz tablo hediyemizi vermek amacıyla Tarsus’ta katılacağı bir programda buluştuk.
-Doğum günü diye 7 Mayıs’ı "Dünya Müslümcüler Günü" olarak ilan etmişsiniz, bu anlamda bu yıl ne yapacaksınız?
2007 Mayıs ayında ise Tarsus’ta gerçekleştirilen bir organizasyon sırasında Muhterem Nur ile çekilmiş özel bir resmini düzenleyerek hediye ettik. 2008 yılında değişik bir hediye düşünüyoruz zamanı gelince haberdar olacaksınız elbet…
-Müslüm Gürses bunu nasıl karşıladı?
“Bana gösterdiğiniz sevgiye saygıyla eğiliyorum”, “Sizler benim canlarımsınız” dedi…
-Müslüm Gürses’in tarz değiştirmesine ne diyorsunuz?
Olmadı diyoruz… Ama yine de Baba ne derse o olur diyoruz. Baba aslında çizgisinden çokta uzaklaşmadı. Müslüm Baba ne kadar iyi okursa okusun söz ve müzikler eski şarkılarına nazaran pek tutmaması doğaldır. Allah kimseyi gördüğü günden geri koymasın diyorum.
-Entelektüel ve sosyete sınıfının kendisine olan ilgisini nasıl buluyorsunuz?
Tabiî ki Baba’nın hayran kitlesi artması hoş bir olay fakat bu kesim sürekli dinleyici yani gerçek Müslümcü sınıfına hiçbir zaman giremeyecektir. Çünkü müzik işi gönül işidir, iyi anında kötü anında biz hep babaya destek oluruz. Beğenmesek bile her orjinal albümünü alırız.
-Tanıdığınız eski Baba mı? Şimdi ki Baba mı? diye sorsam…
Kişiliğini soruyorsanız Baba her zaman aynı çizgisinde devam etmektedir. Eskisi yenisi yok, her zaman Baba!
-Peki eski şarkıları mı? Şimdi ki şarkıları mı?
Tabii ki eski şarkıları, damarlarınız kemanın teli olur yay üstünde gider gider gelir. İşte damar denen şey budur. Son albümlerinde damar var olsa bile yayını bulamıyoruz.
-Müslüm Gürses’in bir içecek reklamında rol alması ve ‘Bıırrr’ demesi karizmasının zedelendiği görüşlerine yol açmıştı? Sizce de öyle mi?
Müslüm Gürses karizması çizilmesi konusunda bir tv programında şu sözleri söyledi: “Bizim karizmamızın çizilmesine kimse sebep olamaz”Ayrıca bu konuda sitemizde yaptığımız bir anket sonucunda yüzdelikler şu şekilde:
Reklama Tepkiniz Nedir?
% 64.78 103 kişi Pozitif
% 35.22 56 kişi Negatif
-Siz Müslümcüler, ‘Müslüm Gürses ne yapsa yeridir’ mi dersiniz…
Deriz, Baba nerede ne yapacağını iyi bilen biridir.
-Ne yapsa çok kızarsınız ve onu dinlemekten vazgeçersiniz…
Bilemiyorum, Baba’nın dediği gibi “çok riziko’lu bir soru”.
-Müslüm Gürses’in en beğendiğiniz özelliği ne?
Kişiliği, sevgi dolu yüreği ve insanlara olan saygısı…
-Varsa sevmediğiniz yönü…
Sormamış olun…
-Bir tez de, “Müslüm Gürses dinleyicileri kendilerini, ‘Müslümcü’ diye tanımlıyorlar ve diğer arabeskçilerden kendilerini ayırıyorlar” deniliyor… Bu doğru mu?
Doğrudur. Telefonlarımızda Müslüm Gürses’in melodileri, Mp3 çalarlarda, bilgisayarlarımızda Baba’nın parçaları, onlarca kasetleri. Çeşitli posterlerden tutunda gazete kupürlerine kadar alır arşivleriz ve Baba’yı her alanda savunuruz. Aşırı fanatikliğimizi de göz ardı etmemek lazım. Sanırım Müslümcü kimliği de bu yüzden ortaya çıkmıştır.
-Müslüm Gürses’den sonra kimleri beğeniyorsunuz…
Ferdi Tayfur, Hakan Taşıyan, İbrahim Tatlıses, Bergen, Orhan Gencebay, Cengiz Kurtoğlu… (Bu sıralamda İbrahim tatlısesi yazmamıştım)
- Bir yazar, “Baba'nın meslek sırrı; ‘Baba, o kendine özgü ve sanki stüdyoya kurulmuş özel bir filistin askısında kayda alınan sesiyle öyle bir şarkı söyler ki, sizin acınız onun yanında fındık fıstık gibi kalır. Damardan diyorlar ya, tam öyle. Konserlerinde kendine jilet atanlar da, bence aynı fikirden yola çıkıyorlar….’ demiş.
Siz bu tanıma katılıyor musunuz?
Müslümcülerle Müslüm Gürses arasında duygusal bir bağ varıdır. Baba severlerin karşısına çıkar çıkmaz +1 puanla çıkar. Zaten müzik kalitesi ve yorumuna diyecek yok, şarkıları layığıyla söyleyen şarkılara ruh veren, söylediği yerde yaşayan bir elin parmaklarını geçmeyecek sanatçılardan biridir. Müslümcülerle aynı dili konuşur, acılarımızı ve sevinçlerimizi onla paylaşırız biz.
-Hala kendini jiletleyen müslümcüler var mı?
Artık yok, biz sitemizde geçmiş yıllarda kendini jiletleyen Müslümcü arkadaşlarla konuştuk, bunun yanış olduğunu Baba’ya zarar verdiğini anlattık. Arkadaşlarımızda bu davranışlarından vazgeçtiler. Son yıllarda tarzından biraz uzaklaşmasının da etkisi olmuştur.
Konserlerde bu olayın önüne geçmek için girişiminiz oldu mu?
Son yıllarda artık Müslüm Gürses kendini jiletleyecek insanlara ortam yaratmıyor ki…
Yani bir entel barda kimse kendini jiletlemez, ya da Rumelihisarı konserlerinde.
Az önce baktım Yenigün Gazetesinin sitesinden röportaj silinmiş. Ama şurada bir kopyası var (burda da sitemizin ismini yanlış yazmışlar)
Müslüm Gürses bir ekol haline geldi. Şarkıcı, Duman’ın ‘Olmadı Yar’, Teoman’ın ‘Paramparçası’nın ardından son olarak da Yazar Murathan Mungan’ın seçtiği yabancı parçaları da Türkçe seslendirdi. Böylece kendisine hayran ‘jiletli’ kitleye, entelektüel ve sosyete sınıfını da ekledi. Şarkıcının bu değişimi ‘Müslüm Gürses: Jiletli Metroseksüel’ isimli bir belgesele konu oldu. Doğum günü olan 7 Mayıs’ı, “Dünya Müslümcüler Günü” ilan eden fanatiklerinden de bu sayede haberim oldu. Bu ne sevgi? Nasıl bir hayranlıktı?
Anlayabilmek için muslumcu.com sitesinin editörü Admin ile bir röportaj gerçekleştirdim.
-Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1986 Gaziantep Doğumluyum, İnşaat teknikeriyim. Lisans eğitimim için çalışıyorum.
-Müslüm Gürses şarkılarıyla ne zaman ve nasıl tanıştınız?
1994 yılında henüz 8 yaşındayken Müslüm Gürses hayranı olan amcam sayesinde dinlemeye başladım. İyi ki de başlamışım.
- Müslüm Gürses dinlerken neler hissediyorsunuz?
Bu soruya yen iyi yanıt site editörlerimizden Seyit Gürler (Radyo Dj'i)’in sözü olacak: “Bir andan Efkar, Bir Yandan Teselli…"
-Müslüm Gürses sizin için ne ifade ediyor? Ona neden ‘Baba’ diyorsunuz?
İnsanlara sorun, Baba’sı onun için ne ifade ediyor? Sorun, hayatta en çok sevdiğiniz kim diye? Anne, baba ve sevgili ilk üç sıradadır, hiç değişmez. İşte biz Müslümcülerin de baba sevgisi böyledir. Saygımız sonsuz, sevgimiz büyüktür.
-Peki, onu az tanıyanlar için ne ifade etmeli…
Baba’yı tanımayanlardan ziyade tanıyanlar bile ne kadar tanıyor? Bir kaza geçirmiş 1970’lerin sonunda Tarsus’tan Adana’ya giderken otobüs şoföründen kaynaklanan bir hata sonucu otobüs kamyonla çarpışır ve Müslüm Gürses öldü diye morg’a kaldırılır. Ardından anlaşılır ki Müslüm Gürses ölmemiştir. Ameliyat ile beyni koruyacak bir plaka takılır. Bu kaza sonucu koku alma duyusunu yitirir ve beyinde hatalar oluşur. İşte Müslüm Gürses’in tv’lerde konuşurken anlık duraksamalar yaşamasının nedeni budur. Bu durum karşısında gülmenin ya da dalga geçmenin hiçbir anlamı yoktur. Baba’yı tanımayanlar önce ona, müziğine ve dinleyicilerine saygı göstermelidirler.
-Bir Müslümcü nasıl olmalıdır?
Bir Müslümcü önce insan olmalıdır. İnsanlıktan nasibini almış, doğruyu yanlışı ayırt edebilen ve yalandan uzak dürüst bir kişiliğe sahip olmalıdır. Daha sonrası için onu sevmek ve benimsemek önemlidir. Hayatınızın birçok alanında Müslüm Gürses olmalı, orjinal albümlerini almalı tv programlarını ve hayatıyla ilgili son gelişmeleri takip etmeliyiz.
- Üyelerinizin, yaş, meslek grupları, öğrenim durumları?
Yaş ortalaması 30 diyebiliriz. Çoğunluk olarak Lise ve Üniversite öğrencilerinden oluşuyor. Bunun yanında öğretmen, doktor, yönetici gibi arkadaşlarımız da mevcut.
-Kaç üyeniz var? İllere göre dağılımı?
29.500 üyeye sahibiz. Üye dağılımı İstanbul, Ankara ilk iki sırada yer alıyor. Daha sonra Adana, İzmir, Diyarbakır, Kayseri, Bursa, Erzurum, Samsun… Berlin ve Hamburg’tan gurbetçi arkadaşlarımızın da katılımı oluyor.
-Neden bu siteyi açtınız? Ve site açma fikri kimindi?
Ferdi Tayfur ve Orhan Gencebay hayranının sevdiği sanatçı adına birçok site açmış olduklarını görürdünüz. Diğer sanatçıların varda Baba’mızın neden yok deyip işe koyuldum.
-Müslüm Gürses sizden haberdar mı?
2004’ten bu yana Müslüm Baba sitemizden haberdar. En son 7 Mayıs 2007 Dünya Müslümcüler Günü şerefine Müslüm Gürses’in doğum günü için hazırlatmış olduğumuz tablo hediyemizi vermek amacıyla Tarsus’ta katılacağı bir programda buluştuk.
-Doğum günü diye 7 Mayıs’ı "Dünya Müslümcüler Günü" olarak ilan etmişsiniz, bu anlamda bu yıl ne yapacaksınız?
2007 Mayıs ayında ise Tarsus’ta gerçekleştirilen bir organizasyon sırasında Muhterem Nur ile çekilmiş özel bir resmini düzenleyerek hediye ettik. 2008 yılında değişik bir hediye düşünüyoruz zamanı gelince haberdar olacaksınız elbet…
-Müslüm Gürses bunu nasıl karşıladı?
“Bana gösterdiğiniz sevgiye saygıyla eğiliyorum”, “Sizler benim canlarımsınız” dedi…
-Müslüm Gürses’in tarz değiştirmesine ne diyorsunuz?
Olmadı diyoruz… Ama yine de Baba ne derse o olur diyoruz. Baba aslında çizgisinden çokta uzaklaşmadı. Müslüm Baba ne kadar iyi okursa okusun söz ve müzikler eski şarkılarına nazaran pek tutmaması doğaldır. Allah kimseyi gördüğü günden geri koymasın diyorum.
-Entelektüel ve sosyete sınıfının kendisine olan ilgisini nasıl buluyorsunuz?
Tabiî ki Baba’nın hayran kitlesi artması hoş bir olay fakat bu kesim sürekli dinleyici yani gerçek Müslümcü sınıfına hiçbir zaman giremeyecektir. Çünkü müzik işi gönül işidir, iyi anında kötü anında biz hep babaya destek oluruz. Beğenmesek bile her orjinal albümünü alırız.
-Tanıdığınız eski Baba mı? Şimdi ki Baba mı? diye sorsam…
Kişiliğini soruyorsanız Baba her zaman aynı çizgisinde devam etmektedir. Eskisi yenisi yok, her zaman Baba!
-Peki eski şarkıları mı? Şimdi ki şarkıları mı?
Tabii ki eski şarkıları, damarlarınız kemanın teli olur yay üstünde gider gider gelir. İşte damar denen şey budur. Son albümlerinde damar var olsa bile yayını bulamıyoruz.
-Müslüm Gürses’in bir içecek reklamında rol alması ve ‘Bıırrr’ demesi karizmasının zedelendiği görüşlerine yol açmıştı? Sizce de öyle mi?
Müslüm Gürses karizması çizilmesi konusunda bir tv programında şu sözleri söyledi: “Bizim karizmamızın çizilmesine kimse sebep olamaz”Ayrıca bu konuda sitemizde yaptığımız bir anket sonucunda yüzdelikler şu şekilde:
Reklama Tepkiniz Nedir?
% 64.78 103 kişi Pozitif
% 35.22 56 kişi Negatif
-Siz Müslümcüler, ‘Müslüm Gürses ne yapsa yeridir’ mi dersiniz…
Deriz, Baba nerede ne yapacağını iyi bilen biridir.
-Ne yapsa çok kızarsınız ve onu dinlemekten vazgeçersiniz…
Bilemiyorum, Baba’nın dediği gibi “çok riziko’lu bir soru”.
-Müslüm Gürses’in en beğendiğiniz özelliği ne?
Kişiliği, sevgi dolu yüreği ve insanlara olan saygısı…
-Varsa sevmediğiniz yönü…
Sormamış olun…
-Bir tez de, “Müslüm Gürses dinleyicileri kendilerini, ‘Müslümcü’ diye tanımlıyorlar ve diğer arabeskçilerden kendilerini ayırıyorlar” deniliyor… Bu doğru mu?
Doğrudur. Telefonlarımızda Müslüm Gürses’in melodileri, Mp3 çalarlarda, bilgisayarlarımızda Baba’nın parçaları, onlarca kasetleri. Çeşitli posterlerden tutunda gazete kupürlerine kadar alır arşivleriz ve Baba’yı her alanda savunuruz. Aşırı fanatikliğimizi de göz ardı etmemek lazım. Sanırım Müslümcü kimliği de bu yüzden ortaya çıkmıştır.
-Müslüm Gürses’den sonra kimleri beğeniyorsunuz…
Ferdi Tayfur, Hakan Taşıyan, İbrahim Tatlıses, Bergen, Orhan Gencebay, Cengiz Kurtoğlu… (Bu sıralamda İbrahim tatlısesi yazmamıştım)
- Bir yazar, “Baba'nın meslek sırrı; ‘Baba, o kendine özgü ve sanki stüdyoya kurulmuş özel bir filistin askısında kayda alınan sesiyle öyle bir şarkı söyler ki, sizin acınız onun yanında fındık fıstık gibi kalır. Damardan diyorlar ya, tam öyle. Konserlerinde kendine jilet atanlar da, bence aynı fikirden yola çıkıyorlar….’ demiş.
Siz bu tanıma katılıyor musunuz?
Müslümcülerle Müslüm Gürses arasında duygusal bir bağ varıdır. Baba severlerin karşısına çıkar çıkmaz +1 puanla çıkar. Zaten müzik kalitesi ve yorumuna diyecek yok, şarkıları layığıyla söyleyen şarkılara ruh veren, söylediği yerde yaşayan bir elin parmaklarını geçmeyecek sanatçılardan biridir. Müslümcülerle aynı dili konuşur, acılarımızı ve sevinçlerimizi onla paylaşırız biz.
-Hala kendini jiletleyen müslümcüler var mı?
Artık yok, biz sitemizde geçmiş yıllarda kendini jiletleyen Müslümcü arkadaşlarla konuştuk, bunun yanış olduğunu Baba’ya zarar verdiğini anlattık. Arkadaşlarımızda bu davranışlarından vazgeçtiler. Son yıllarda tarzından biraz uzaklaşmasının da etkisi olmuştur.
Konserlerde bu olayın önüne geçmek için girişiminiz oldu mu?
Son yıllarda artık Müslüm Gürses kendini jiletleyecek insanlara ortam yaratmıyor ki…
Yani bir entel barda kimse kendini jiletlemez, ya da Rumelihisarı konserlerinde.
Az önce baktım Yenigün Gazetesinin sitesinden röportaj silinmiş. Ama şurada bir kopyası var (burda da sitemizin ismini yanlış yazmışlar)